Vezir - Aimee Carter / Kitap Yorumu (The Blackcoat Rebellion #2)


Vezir, The Blackcoat Rebellion serisinin 2. kitabıydı. İlk kitaptan daha aksiyonluydu. Öyle akıcı bir romandı ki nasıl bitirdiğimi bilemedim. Sonu çok heyecanlı bir yerde bitti yani sonraki kitabı nasıl bekleyeceğimi bilemiyorum. Yayınevi çok kısa aralarla çıkardığı için kitapları beklemeye çalışacağım  artık :) İlk önce şuraya Piyon için yaptığım yorumu bırakayım. TIK.

Kitty Doe, ilk kitapta ne olduğunu anlayamadan maskelenmişti. Başbakanın yeğeni Lila Hart'ın kopyası olarak uyanmıştı. Lila gibi davranmak onun için tek bir anlama geliyordu. Benjy'ye kavuşabilmek için isyanın bir an önce başarılı olmasını sağlamak. VI ve VII'ler zenginlik içinde yaşarken bunların alt kademelerine sahip kişilerin zar zor yaşadıklarını anladıktan sonra tek amacı bu düzeni yıkmak olmuştu. Bu düzen yıkıldıktan sonra Benjy ile aşkına kaldığı yerden devam edebilecekti. Ona yardım eden sahte nişanlısı Knox ile Karaceketliler için çalışırken Lila gibi davranmaya devam ediyordu.

Vezir'de hikaye kaldığı yerden devam ediyor. Lila gibi davranmaya devam eden Kitty, sahte nişanlı Knox ile davetlere katılmaya devam ederken Benjy'yi de korumaya çalışıyor. Bir noktadan sonra bu durum öyle içinden çıkılmaz bir hal alıyor ki Kitty, Benjy dışında kime güvenmesi gerektiğini şaşırıyor. Olaylar Kitty'nin hiç ummadığı gibi gelişiyor ve Kitty kendisini asla olmak istemediği bir yerde buluyor.

Bu romanda Başkayer'i yakından görüp tanıma imkanı da bulan Kitty, orada bulmayı hiç ummadığı birini de buluyor. Gerçi kitabın doruk noktası muhtemelen Kitty'nin kendisiyle ilgili gerçekleri öğrendiği kısımdı. Öyle bir şeyi bekliyor gibiydim ama biraz farklı olduğunu düşünmüştüm. Kitty'yi daha neler bekliyor çok merak ediyorum, çok belirsiz bir yerde bitti kitap. Sonrakinde Karaceketliler ve başbakan Daxton Hart kozlarını paylaşacak sanırım. Okumayı dört gözle bekliyorum. Şimdilik hoşça kalın.

NOT: Yayınevi ocak ayında serinin son kitabını çıkaracağını duyurdu. Mutluyum :D

Juliet Paramparça - Leisa Rayven / Kitap Yorumu (Starcrossed #2)


Juliet Paramparça'yı bitirdim. İlk kitap Sahte Romeo'yu bitirince muhteşemdi demiştim. Bu romanda da fikrim değişmedi. Sahte Romeo'yu okurken hissettiğim o büyü bozulacak diye korkuyordum ama çok kısa sürede boşuna korktuğumu fark ettim. O nasıl bir yazmaktır, öyle güzel ki devam etmesini istemekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden. Daha önce okumayanlar için Sahte Romeo yorumunu da ekliyorum. TIK.

Romanda geçmiş ve gelecek arasında gidip geliyoruz. Oyunculuk eğitimi alan aynı dönem öğrencileri Ethan ve Cassie'nin unutulmaz aşkını okuyoruz. Sahte Romeo'da bir kısmını okumuştuk. Juliet Paramparça'da yine geçmiş gelecek arası sahneler var ama bu kez gelecek kısmı daha fazlaydı sanki. Ethan Holt, önceki romanda dengesiz davranışlarıyla hepimizi sinir etmişti ama aynı zamanda aşık olduğunu belli eden hali de hoşumuza gitmişti.  

Cassie ve Ethan'ın ayrılıklarının üzerinden 3 yıl geçmiştir ve bu süreçte ikisi de oyunculuk alanında yüksek noktalara gelmişlerdir. Bir teklif ikisini aynı tiyatro oyununda başrol olarak birleştirdiğinde geçmişi hatırlamamak imkansız bir hale gelmiştir. İki kez terk ettiği Cassie'den üçüncü bir şans isteyen Ethan, sabırla istediğini elde etmek için çalışmaktadır. Sonuçta kendini affettirmek için önceki kitapta 1162 kez "Seni Seviyorum" diyen bir insan Ethan, çabucak pes edecek hali yok :)

Cassie'nin hatıraları çoğunlukla hüzünlü olsa da ilk günkü gibi duran aşkı sürekli Ethan'ı affetmesini söylemektedir. Ethan'daki değişimi fark etse de içindeki korkuları atamayan Cassie için vereceği karar çok zordur. Oyun için yaptıkları provalar, oyun öncesi gerginlikleri, oyun sonrası basın yazılarını okurkenki halleri çok eğlenceliydi. Bazı sahneler ciddi anlamda üzücüydü ama geneli muhteşemdi, her şeye rağmen iki kitabı da çok severek okudum.

Seri devam ediyormuş ancak bu kez Ethan'ın kardeşi Elissa'yı okuyacakmışız. Ben bu yazar ne yazsa okurum. O yüzden seri devam ederse mutlaka okuyacağım, eğer devam etmezse de orijinal dilden bulup okuyacağım. Öyle ya da böyle bırakmam bu seriyi :) Ne yazsa okunacak yazarlarım arasında yerini çoktan aldı Leisa Rayven. Takip etmek düşer bize. Şimdilik hoşça kalın. Başka yorumlarda görüşmek üzere...

Kitaptan bazı alıntılar:

Bir erkek arkadaş ne zaman erkek arkadaş değildir.
Erkek arkadaş Ethan Holt olduğu zaman.

---

O anda birdenbire yüzümdeki bütün kan çekildi.
Ethan güldü. "Cassie sakin ol. Sana benimle evlenip evlenmeyeceğini sormuyorum."
"Hıı. Tamam." Ciğerlerim tekrar çalışmaya başladı.
Ethan bana hafifçe gülümsedi. "Henüz."

---

Diyelim ki insanlar kitaplar. Hayatlarımıza giren herkes birkaç sayfamızı görür. Hoşlarına gidersek onlara daha çok sayfalarımızı gösteririz. Eğer onlardan hoşlanırsak onların düzeltilmemiş kısımları da görmelerini isteriz. Bazı insanlar kenarlara not alır. Hikayemizde ve bizde iz bırakırlar ama en sonunda, bizi bir insan olarak temsil eden basılmış kelimeler, bizim iznimiz olmadan değişmezler." 

---

Ama mesele şuydu ki eğer insanlar kitap olsaydı Ethan seksi, akıllı, ,sizi salya sümük ağlatsa da elinizden zor düşüreceğiniz akıcı, çok satan bir kitap olurdu.

Babam İflas Edince - Asude / Kitap Yorumu


Herkese merhaba

Babam İflas Edince, Asude'nin okuduğum 5. kitabıydı. Ve sıralama yapsam ilk 2'de mutlaka yer alır. Çok keyifli, eğlenceli bir romandı. Kahkahalar eşliğinde okudum desem yalan olmaz. Kitabın türü romantik komedi, tabii ki eğlenceli olacak diye düşünmeyin. Romantik komedi denen öyle kitaplar okudum ki o yüzden iyiye hakkını vermek istiyorum. Cidden iyiydi hatta kasım ayında okuduğum en iyi kitaptı. 

Verda Alkaya, İngiltere'de moda eğitimi alan zengin bir ailenin tek çocuğudur. Marka eşyalarıyla mutlu bir ilişki yaşayan Verda, okulunun 7. yılında ancak son sınıfa gelebilmiştir ve annesi o kötü haberi verir. Babası iflas etmiştir ve yaşamını aynı şekilde devam ettirmek istiyorsa babasının seçtiği biriyle evlenecektir. Tabii ki o kişi zengin olacaktır. Markalarından vazgeçmemek için her şeyi yapabilecek olan Verda, ailesinin teklifini kabul eder. Okulu biter bitmez soluğu ülkesinde alır. Evleneceği kişiyle tanışacağı o gün geldiğinde Verda'yı büyük bir sürpriz bekliyordur. Yakışıklı, zengin, kendinden emin duruşuyla herkesi etkisi altına alabilecek biri yani Murat Arsever. Murat, Verda'nın hayallerinin ötesindedir ama işte o ama malesef vardır :) O kısımları okuyunca anlayacaksınız. Bu arada Verda ne sinir bir karakter değil mi? Bence de öyle :D

Murat, babasının arkadaşı olan Sami amcasının kızıyla evlenmeyi kabul eder. Birbirlerini tanıyacaklar ve uygunlarsa evleneceklerdir. Bu istek babalarına aitti belki ama son karar ikisinin olacaktı. Verda ile karşılaşmaları, tanışmaları hatta sevgili olmaları bile bir garipti. Tam Verdalık hareketler diyebiliriz. Verda'nın marka takıntısı Murat'ı şüphelendiriyordu ancak Murat'ın öncelikli amacı da Verda'yı bu marka takıntısından kurtarmaktı. Verda'nın derdiyse markalarına sponsor olacak bir koca :D Böyle zıt kutuplarda olan iki kişi bir araya gelirse ne olur'un cevabı niteliğinde bu roman.

Rüya ve Beste'yi burda okumak güzeldi. Sezin'in olayını henüz çözemedim ama sanırım onun hikayesini de bir kitapta okuyacağız. O yüzden gizemini koruyor diye düşünüyorum. Kitaptaki diğer karakterler tam dozundaydı. O yüzden sıkılmadan hızlı bir şekilde okuyup bitirdim kitabı. Akıcı olması yönünden tipik bir Asude kitabıydı. Gece başladım, ertesi akşamüstü bitmişti. Ephesus Yayınları'nın göz yormayan puntolarının da katkısı büyük tabii. Verda'nın ailesinin de maşallahları var, ummadık taş baş yarar demek istiyorum(okuyanlar anlayacaklar) ve yazımı burada bitiriyorum. Hoşça kalın.

Kasım Ayı Kitap Alışverişlerim

Herkese merhaba

Geçen ay 3 farklı kitap satış sitesinden alışveriş yapmışım. kitapsihirbazi.com, kitapyurdu.com ve dr.com.tr. Bu sitelerden alışveriş yapmamdaki en temel etken almak istediğim kitaplardaki güzel indirimlerdi ve black friday'i de unutmamak gerek. Bkm Express kampanyaları olmasaydı sanırım Pegasusları bu kadar çabuk alamazdım. Kısa kısa alışverişlerimden bahsedeyim.


İlk olarak Kitap Sihirbazından alışveriş yaptım. Yabancı Yayınları başta olmak üzere birçok yayınevinin seçilmiş kitapları 9.90 tl'den satılıyordu. 9.90 tl kampanyasından 4 kitap ve bir de Paulo Coelho'nun son çıkan kitabı Casus'u aldım. Fiyatı 10 küsurdu, net hatırlamıyorum. 50 tl ve üzeri kargo ücreti ödenmemesi de çok iyi geldi. Yıllar önce de Kitap Sihirbazından alışveriş yapmıştım ancak o zaman limit 75 tl idi diye hatırlıyorum. Bu şekilde daha uygun geldi bana. Bir haftaya yakın bir zamanda elime ulaştı sipariş ettiğim kitaplar.


İkinci, üçüncü ve dördüncü alışverişimi Kitap Yurdu'ndan yaptım. İlk olarak Bkm Express'in kampanyasından bahsetmek istiyorum. Henüz ödemesinde Bkm Express kullanmamış olanlar için muhteşem bir kampanya yapmışlar. 30 tl ve üzeri ilk alışverişinizde 20 tl'yi iade ediyorlar. Ben de bunu duyunca hemen bundan yararlandım. Cam Kılıç ve Sabah Yıldızı'nı 50 tl iken 30 tl'ye almış oldum. Üçüncü siparişimde instagram çekilişimi kazanan kişinin istediği kitabı almak için verdim. Kargo ücreti ödememek için de sepete Son Yıldız'ı ekledim. 3 günde kargoya verildi kitaplar. 


Dördüncü siparişimi Pegasus Yayınları'nın %35 indirim ile satılmasına dayanamayıp verdim. Bronz Atlı ve Karabasan'ı aldım. Kitaplar yine 3 gün sonra kargoya verildi. Ancak burada kitapyurdu.com'u biraz şikayet edeceğim. Karabasan, 25 Kasım sabahı imzalı olarak satışa çıktı, ben alışverişimi gece 12'den sonra verdiğim için kampanya dahilinde olmadığını söyleyerek bana imzasız kitap gönderdiler. Fazlasıyla kırıldım tabii ki bu duruma. Hatta süresiz olarak kitapyurdundan alışveriş yapmama kararı aldım. Hiçbir satış sitesi bulunmaz hint kumaşı değil, keşke bunun farkında olsalar. Böyle olacağını bilsem aynı yayınevini %38 indirimle satan hepsiburada.com'u tercih ederdim. Sanırım artık oradan alacağım.


Son olarak D&R alışverişimle ayı kapadım ama fazlasıyla limitleri zorladığım bir ay oldu. Bittiği için mutluyum :) dr.com.tr'den alışveriş yapma sebebim Bkm Express'in black friday kampanyasıydı. 25 Kasım'da bkm ile ödeyeceğiniz ilk 30 tl ve üzeri alışverişin 20 tl'si iade ediliyordu. Ben de Yabancı Yayınları'nın güzel indirimine seyirci kalamadım. Tüm kitaplarda %35 indirim vardı. Bu alışverişi serilerimin devam kitapları Ateş ve Keder'i almak için yaptım. Kumral Ada Mavi Tuna'yı %45 indirimde görüp almamak olmazdı. Kütüphaneye eklenmesi gereken bir kitaptı. Alengirli Şiirler ve Metis 2017 ajandasını da kargo ücreti ödememek için aldım. Hoş ajandayı her türlü alacaktım da Alengirli Şiirler ekstra oldu :) Bu sayede Ali Lidar'ı okumuş oldum, iyi oldu. Siparişim alışverişimden sonraki gün kargodaydı. Hızları için teşekkür ederim. Hızlıca kavuştum kitaplarıma :)

Benim kasım ayı siparişlerim bunlardı. Kütüphaneme 14 kitap eklemiş oldum. Biraz abartmış olduğumun farkındayım ama kasım ve aralık aylarında indirimler muhteşem oluyor. Bu ayı da atlatırsam bir süre alışveriş yapmayacağımı düşünüyorum. Şimdilik hoşça kalın.

Tatlı Ateş - Jamie McGuire / Kitap Yorumu (Maddox Kardeşler #3)


Merhaba arkadaşlar :)

Maddox Kardeşler serisinin 3. kitabı çıkalı aylar oldu ancak ben kitabı kütüphanede bekletiyordum. Vakit bulduğum gibi okudum. Serinin temposunun her kitapta biraz daha azaldığını düşünüyorum. Bu saçma kadın karakterleri Jamie'nin neden yazdığını çözmeye çalışıyorum. Cami bir öyle bir böyleydi, Liis biraz daha tutarlı gibiydi ama o da garipti ve Falyn'i hala çözebilmiş değilim. Neden Abby gibi bir karakter okuyamadık ki biz bu seride. Ciddi ciddi Tatlı Bela ve Ayaklı Bela'yı özlemiş vaziyetteyim. Ahhh Travis, abilerini biraz sarsabilir misin? :D

Taylor, hotshot ekibi denilen seçkin itfaiye ekiplerinden birinde çalışıyor. Artan yangınlar nedeniyle yolu Colorado Springs'e düşen Taylor, öğle yemeği yemek için gittiği bir cafede Falyn'i görür. Ona sürekli ters davranan Falyn, zengin ailesini arkada bırakmış ve hayata sıfırdan başlamıştır. Tek bir hedefi vardır ve bunun için para biriktirmektedir. Eee bir Maddox'a yüz verilmezse ne olur. Daha önceki kitaplardan öğrendiğimiz üzere o kızı kafaya takarlar. Aynı şey Taylor için de geçerliydi. Şuursuzca Falyn'i tavlamaya çalıştı. Bazı sahneler cidden kahkaha atmama neden oldu. Sonuçta Maddox Kardeşler'i okuyorsan her şeye hazırlıklı olmalısın :) Çünkü onlar mutlaka bir yolunu bulurlar.

Roman ilerledikçe Falyn'in büyük sırrını öğrenen Taylor, ona daha fazla yaklaştı ve hayallerini gerçekleştirmesini kolaylaştırdı. Cidden o bölüm çok güzeldi. Hatta kitabın en anlamlı sahnesiydi. Çünkü diğer sahnelerde aynı şeyi hissedemedim. Bir eksiklik vardı sanki bir şeyler atlanmış gibiydi. Maddoxlar ile Falyn'in tanışması da güzeldi. Yine bir Maddox klasiği yaşandı. Az da olsa diğer Maddoxları da okuyabildik ve Cidden Abby-Travis ikilisini okumayı özlemişim. 

Tüm Jamie kitapları gibi Tatlı Ateş'te çok akıcıydı ancak dediğim gibi bazı şeyler çok hızlı geçilmişti ve eksiklik hissi kitabın başından sonuna kadar orada durdu. Kapak, ayraç klasik halini aldığından detaylı yazmıyorum ama o ayraçlar efsane değilde nedir? Ne yaptığı belli olmayan Falyn ve ilk fırsatta Falyn'i boynuzlayan Taylor, sizi muhtemelen özlemeyeceğim. Umarım serinin sonraki kitabında Tyler'ı okurken çok daha güzel şeyler yazarım. Şimdilik hoşça kalın.

Maddox Kardeşler #1 Tatlı Sır yorum için TIK.
Maddox Kardeşler #2 Tatlı Yalan yorum için TIK.

Beautiful #1 Tatlı Bela yorum için TIK.
Beautiful #2 Ayaklı Bela yorum için TIK.
Beautiful #2.5 Belalı Düğün yorum için TIK.

Tess ve Q Dönüşüm - Pepper Winters / Kitap Yorumu (Karanlık #2)


Serinin 2. kitabı çok uzun bir aradan sonra çıktı. İlk kitabı hatırladıkça hala fena oluyorum. Hele sonunda Tess'in tıpış tıpış Q'ya döndüğü sahne çıkmıyor aklımdan. Deli midir, divane midir bilemiyorum yani. Sırf meraktan okuma kararı aldım bunu yoksa ilki bana fazla ağır gelmişti. Bu da ilki gibi çıksaydı 3.yü muhtemelen okumayacaktım ama kitap fikrimi değiştirdi. Şu an 3. kitapta anlatılacak ne kalmış olabilir ki modundayım.

İlk kitabın sonunda özgür kaldığı halde Q'ya geri dönen Tess'i okumuş ve şok olmuştuk. Ben daha çok sinir olmuştum gerçi. İlk kitap ciddi anlamda okumakta zorlandığım bir kitaptı. O sahneleri gerçekte yaşayan birilerinin olduğu gerçeği insanın yakasını bırakmıyordu. Her ne kadar bu bir kurgu diyerek kendimi avutsam da yaşadığımız dünyada insanlar pek masum değil malesef ve bu tarz şeyleri yaşayan insanlar var. Konuyu dağıtmadan ikinci kitabın konusuna dönmek istiyorum.

Tess, Q'ya döndükten sonra ve Q kendini tutmaya çalışmaktadır. Tess'in dönüşüne anlam veremez ama kendini tutmaya mecbur hisseder. Çünkü kabuslarında kendisini sıkça hatırlatan bir canavarla yaşamaktadır. Tess'e zarar verme korkusu ondan uzak kalması için yeterlidir. Tess'in dönüşünden sonra geçen 4 gün umduğu gibi değildir ama o bu durumu değiştirmek için her şeyi göze alıp Q'yu kışkırtmaya devam eder. Bir noktadan sonra rayından çıkan olaylar ikisinin de kendisini farklı duygular hissederken bulmasını sağlayacaktır.

Buradan sonrası çok az da olsa spoiler içerebilir. Tess ve Q her şeyin yolunda gitmeye başladığını düşünürlerken Tess'in Q'nun şirketinden kaçırılması hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmayacağını kanıtlar. Günler geçer ancak Q, Tess'ten hiçbir iz bulamaz. Belirsizlik onu deli etse de en iyisini düşünerek Tess'i bulmaya konsantre olur. Ekibiyle birlikte farklı ülkeler de dahil birçok yerde arama yaparlar ancak haftalar geçmesine rağmen onu bulamazlar. En sonunda Q'nun aklına gelen bir şey onları Tess'e götürür ama Tess artık o eski Tess değildir.

Burdan sonrası tamamen spoiler olacağı için burada kesiyorum. Tess'in çocukluk yıllarını, zihninden konuşmalarını bol bol okuyacaksınız. Yıllarca beraber olduğu Brax'i de romanda görmek mümkün ama çok az :) Kitabın kapağını kapadığınızda Q ve Tess ile ilgili daha fazla şey öğrenmiş olacaksınız. Bir de muhtemelen 3. kitabı bekleyerek sabırsızlanacaksınız. Şahsen ben şu an o durumdayım. Son olarak şunu söylemem gerek. Kitabın ilk 100 sayfasında inanılmaz sıkıldım. Bir haftaya yakın elime almadım ve sonra okuyayım da bitsin bari diye elime aldığımda artan aksiyon aynı gün kitabı bitirmeme neden oldu. O yüzden ilk 100 sayfada ön yargılı davranıp yarıda bırakmayın. Devamı iyiydi :) Şimdilik hoşça kalın.

Serinin ilk kitabı Tess'in Gözyaşları yorumum için TIK.

Piyon - Aimee Carter / Kitap Yorumu (The Blackcoat Rebellion #1)


Herkese merhaba

Severek okuduğum yazarlardan Aimee Carter'ın yeni serisinin ilk kitabı yıllar süren bekleyişin ardından çıktı. Tanrıça serisini soluksuz okuduğumu ve son kitabının çıkması için gün saydığımı hatırlıyorum. O günden beri hep bu seriyi bekledik ve sonunda kavuştuk. Zamansızlıktan dolayı okumam biraz gecikti ama elime aldıktan sonra kısa sürede bitirdim. Bu açıdan yazar beni hiç şaşırtmadı. Akıcılık yine süperdi. 

Kitty Doe, bir Ekstra'dır. Yani bir ailede doğan ikinci çocuktur ve devlet tek çocuğa izin verdiği için genelde Ekstralar grup evlerinde ailesini bilmeden büyür. Kityy'de bir grup evinde kalmaktadır ve 17. doğum gününde girdiği sınavda 4 veya üstü olmayı düşlerken sınav sonrası 3 rütbesini alır. Bu malesef kayda değer bir rütbe değildir. 3 olduğuna dair ensesine yapılan dövme hayatının artık farklı olacağının kanıtıdır. Kaldığı grup evindeki sevgilisi Benjy, henüz sınava girmemiştir ve onun çok daha iyi bir rütbe alacağı bellidir. Onun hayatını mahvetmek istemeyen Kitty 1 aylığına bir arkadaşıyla gece kulüplerinde çalışma kararı alır. Gece kulübündeki ilk gecesinde ona en yüksek parayı veren kişinin ülkenin başbakanı Daxton Hart olduğunu gördüğünde ve Daxton ona iki seçenek sunduğunda karar vermesi zor olmaz. Hiç bilmeden Daxton'ın teklifini kabul eder.

Lila Hart, başbakan Daxton'ın yeğenidir. Çıkarmaya çalıştığı isyan sebebiyle büyükannesi ve dayısı tarafından öldürülen Lila'nın öldüğünden halkın haberi yoktur ve Hart ailesi karar verir. Maskeleme yapılacaktır. Hazırlıklara başlanır ve kısa sürede Lila ile neredeyse aynı gözlere sahip bir kız bulunur. Rütbesi 3 olan Kitty Doe.

Yapılan maskeleme sonrası uyandığında bilmeden kabul ettiği şeyin ölen Lila Hart'ın yerine geçmek olduğunu öğrenen Kitty, vücudunda kendinden bir şey kalmadığını fark eder. Lila'nın annesi Celia ve yine Lila'nın nişanlısı olan Knox, Kitty'nin uyum sağlamasına ve Lila gibi davranmasına yardım ederler. On gün süren çalışmalar sonunda o gün gelir ve Kitty'nin ilk öğreneceği şey kimsenin nerede ve nasıl bir yer olduğunu bilmediği Başkayer'i görmek olur. 

Başkayer konusuna hiç girmeyeceğim ama dehşet ötesi bir yer olduğunu bilmelisiniz. Dünyadan o güne kadar haberi olmayan Kitty'nin, sevdiklerini koruma içgüdüsüyle söylenen her şeyi yapmaktan başka çaresi yoktur. Tam tersini düşünüyor olsa bile. Meşhur büyükanne Augusta Hart, dayı Daxton Hart, anne Celia, nişanlı Knox, Benjy gibi karakterler kesinlikle konuyu renklendirmiş. Aksiyon hiç düşmüyordu. Kitabı bitirip kapağını kapadığımda bir an önce ikinci kitabın gelmesini diledim. Ephesus Yayınları beni duymuş olacak ki İstanbul Kitap Fuarı'na serinin 2. kitabı Vezir'i yetiştirdi. En kısa sürede okuyacağım :)

Erik Ağacı - Ellen Marie Wiseman / Kitap Yorumu


Herkese merhaba

Yeni bir yazarla tanışmanın mutluluğunu taşıyorum. O nasıl bir romandı. Hele ikinci yarı duygudurum değişikliğine sebep oldu bende. İlk yarı biraz durgundu hatta bitirince girişi neden bu kadar uzatmış yazar diye düşündüm. Daha hızlı geçseymiş ya da daha özet yazsaymış benim için 5 puanlık bir kitap olurdu kesinlikle. 

Kitabı araştıranlar olduysa 2. Dünya Savaşı zamanındaki Almanya'yı anlattığını da öğrenmiştir. Hitler yanlıları ve Hitler karşıtları olarak 2 Alman grup var kitapta ancak Hitler karşıtı grup bunu tabii ki dile getiremiyor. Alman bir kız olan Christine'in bakış açısıyla yazılmış bir roman. Christine ve annesi, Isaaclerin evde çalışıyor ve ikili bu şekilde tanışıyor, birbirlerini seviyorlar. Sevdiği çocukla tam kavuşmuşken kanunlar gereği ayrılmak zorunda kalıyor Christine. Çünkü Isaac bir yahudi ve o andan itibaren yahudilerin evinde çalışmak yasak. İkisi de o süreçte birbirinden uzak kalırsa savaş bitince kavuşabileceklerini düşünüyorlar. Ülkenin çektiği açlık, yayılan hastalıklar ve daha birçok detay da yer alıyor romanda. Daha sonra malum olaylar Isaac ve ailesi Dachau Kampına götürülüyor. Isaac iş için getirildiği kasabasında Christine'nin yardımıyla kaçıyor fakat bu kez yakalanıp ikisi birden kampa gönderiliyor. Çünkü yahudileri saklamak yasak ve Christine bunu ihlal ediyor. 

Genç kızlara, kadınlara varana kadar herkes çalıştırılıyor. Erkekler cephede kadınlar, kızlar inşaat vb. yerlerde çalışıyorlar ama savaş kaybedilince bu kızlar ve kadınlar kötü şeylere maruz kalıyorlar. Bunlardan biri de Christine'in kız kardeşi Maria. Hitler dönemiyle ilgili daha fazla şey öğrendim bu romanı okuduktan sonra yaptığım araştırma sayesinde. Çok etkileyiciydi. Özellikle Maria'nın sonu. Fazla duygusal zamanlarınızda okumamanızı öneririm. Öyle hüngür hüngür ağlatmıyor ama gözleriniz doluyor illa ki. 

Yazarın, ülkemizde çıkan ilk romanı Ardımda Kalanlar. Erik Ağacı ile arasında bir bağ yok. Tamamen farklı kitaplar. Ben henüz Ardımda Kalanlar'ı okumadım ama listeme ekledim. İlk fırsatta alıp okuyacağım. Onun da çok duygusal olduğu yönünde yorumlar okudum. Bu tarz romanlar seviyorsanız yazarı öneririm. Son olarak duygusal kitaba duygusal bir şarkı eklemek istedim. Eric Clapton'ın efsane şarkısı Tears in Heaven'ını bir de Boyce Avenue grubu farkıyla dinleyin. Bence seveceksiniz :)


Izabel - J. A. Redmerski / Kitap Yorumu (Katiller Çetesi #2)


Herkese merhaba

Üç haftadır çok yoğundum. Bu yüzden okuma ve yazma konusunda biraz yavaşım. Bazı şeyler malesef, blogun önüne geçti ama dengelemek için elimden geleni yapıyorum. Bugün severek okuduğum Izabel'in yorumuyla geldim. 

Izabel, Katiller Çetesi serisinin 2. kitabı ve yazarın okuduğum 4. kitabı. Bu 4 kitaptan sadece birinde hayal kırıklığına uğradım. Daha doğrusu kitap beklentimin altında kaldı. Onun dışında diğer üçü muhteşemdi. Biraz seriden bahsetmek istiyorum. Serinin yurt dışında şu ana kadar 6 kitabı basılmış. Goodreads'e bakarsak 7. kitabı da çıkacakmış. Seri ne kadar devam edecek bilemiyorum ve seri uzadıkça sıkar mı diye de merak ediyorum açıkçası. İlk iki kitaba bakarak söyleyebilirim ki hiç sıkılmadım ve ikisi de aşırı akıcıydı. 

Serinin ilk kitabı Sarai'ın yorumunu yazmıştım. Okumak isteyenler için TIK. Sarai, çocuk yaşta annesi tarafından tehlikeli bir çete liderine veriliyordu. Bu çete lideri ona aşıktı ve gençliğinin ilk yılları zorla bir yerde tutulmakla ve tabiri caizse tecavüzle geçmişti. Pisliğin içinde yaşayıp o çevredeki tüm pislikleri görmüş, bu kişileri tanıma fırsatı bulmuştu. Kaçmak için fırsatını bulduğunda da (Victor'ın yardımıyla) kaçmıştı. Victor, onu normal bir hayat yaşaması için tek başına bırakmıştı ama Sarai'ın başka planları vardı.

Bu kitapta Sarai'ı, Izabel kimliğinde görüyoruz ve onun yarım kalmış bir işi tamamlamak üzere çıktığı yolda yaşadıklarını okuyoruz. İşler düşündüğü gibi gitmediğinde devreye Victor Faust giriyor ki kitap bundan sonra başlıyor diyebilirim. Victor, Birlik'ten ayrılmış ve bireysel çalışmaya başlamıştır. Sarai'den önceki yaşamına dönse de son 8 aydır onu gözetmeye devam etmiştir. Sarai'ın normal bir yaşam kuramayacağını anladığında onu her şeye rağmen yanında istediğini kabul eder ve ikilimiz bir araya gelir. İşte bu noktadan sonra olaylar olaylar.

Çok fazla detaya girerek kitabı okuyacak olanların okuma keyfini azaltmak istemiyorum ama öyle olaylar oluyor ki anlatmakla bitmez. Sarai'a yapılan testler, yine Sarai ile yıldızı bir türlü barışmayan Victor'ın arasında yaşanan olaylar, bu serinin adının neden Katiller Çetesi olduğu gibi pek çok önemli detayı ortaya çıkarıyor bu kitap. Şu an serinin en güzel kitabı olduğunu söyleyebilirim. Sarai, yaşadıklarının etkisiyle nasıl bir şeye dönüşüyor, inanın okuması inanılmaz keyifli :) Fredrik için de kitaba ayrı bir tad katmış karakter diyebilirim sanırım ama yine de en favori karakterim Victor :D Spoiler vermeden yorumu bitirmek istiyorum ve Sarai'ın, Victor ile buluşmasına kadar geçen sürede tam onların şarkısı olabilecek bir şarkıyı da buraya ekleyiveriyorum. Mutlu günler.


Ekim Ayı Babil.com Alışverişim


Herkese merhaba

Geçen ayki iki siparişten sonra ekim ayında da iki sipariş verdim. Geçen ay ilk kez alıp okuduğum Arka Kapak'tan çok keyif aldım ve fark ettim ki dergi okumayı çok ihmal etmişim. Bu ayki dosya konusunun Peyami Safa olduğunu öğrenince de ekstra heyecanlandım. Sepete ilk atılan Arka Kapak oldu.


Serilerimin devam kitaplarını almayı da ihmal etmedim tabii ki. Sahte Romeo'nun 2. kitabı Juliet Paramparça bu ayki alışverişimde yerini hemen aldı. Romanlarını severek okuduğum Colleen Hoover'ın yeni romanı Ya Hiç Gelmeseydin'de sabırsızlıkla beklediklerimden biriydi, kendisi Çarpılma romanının devamı oluyor ve ben Çarpılma'ya bayılmıştım. Eskort 2'yi almak için biraz geç kaldım ama ne demişler geç olsun güç olmasın, kendimi daha fazla tutamayıp onu da ekleyiverdim

Son olarak isteğim üzerine babil.com aracılığıyla Papersense Yayınları tarafından gönderilen Nimetşinas, deri kapağıyla beni büyüledi. Sanırım Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tüm kitaplarını aynı şekilde alacağım. İlk siparişim bu 4 kitap ve 1 dergiden oluşuyordu.


İkinci siparişim 4 kitaptan oluşuyordu. 70 tl ve üzeri alışverişlerde BKM ile ödeme yapıldığında anında sepetten 15 tl düşüyordu. Bu kampanya şu an hala devam ediyor. İlgilenenler babil.com'a göz atabilir. Bu arada BKM ile ödeme büyük rahatlık, herkese tavsiye ederim. Neyse aldığım kitaplara dönecek olursak yazarın okumadığım tek kitabı olan Aşk Her Şeyi Affeder Mi?, fazlasıyla kararsızlık yaşadığım ve sonra yine de sepete attığım Senden Sonra Ben, deli gibi merak ettiğim Parazit ve Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat ikinci siparişim için sepetime attığım kitaplardı. 60 tl üzeri siparişe babil.com'un hediyeleri var. Bu hediyelerden de Papersense Alıntılar Defteri'ni seçtim ve deftere bayıldım.

Gelelim alışverişin memnun kalmadığım kısmına. Siparişlerim birkaç gün sonra geldi. Hatta iki siparişim de aynı gün ulaştı. Heyecan içinde kolileri bir açtım. Aldığım 8 kitabın 5'i hasarlı. Hem de 2-3 tanesi ağır hasarlı yani. Tabii hemen babil ile iletişime geçip değişim için gönderdim. Sonraki hafta yeni kitaplarım geldi. Yine bir heyecanla açtım. Ne göreyim. 2 kitabım eksik ve 1 kitap fazla. İkinci siparişimi aynen göndermişler. İlk siparişimdeki 2 kitabım eksik. Yine müşteri hizmetlerini aradım. Kitabı iade edeceğimi söyledim. Fazla gönderilen kitabı geri göndermememi söyledi görüştüğüm kişi, hatamızı telafi etmiş oluruz belki biraz dedi, eksik kitapların çıkışını yapacağız dedi, teşekkür faslından sonra telefonu kapattık. Sonraki hafta geldi ve salı günü bir telefon aldım. Telefondaki kişi Babil'den aradığını söyleyip fazla gelen kitabı onlara geri göndermemi söyledi ve eksik kitapları çıkaracaklarını söyledi. Bu arada fazla gelen kitap 5 tl civarına aldığım Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat :) Ben de hiç üşenmeden gidip o 5 tl'lik kitabı kargoya verip Babil'e gönderdim. Birkaç gün sonra kitaplarım sağlam şekilde geldi ama ben bu süreçte iki kez hayal kırıklığı yaşayıp, tüm yoğunluğuma rağmen bana çok ters bir yerde bulunan MNG Kargo'ya iki kez gidip, tüm kitaplarıma ulaşmak için 19 gün beklemiş oldum. Babil'in tutarsızlığına ise bir şey diyemiyorum. Keşke ben iade edeceğimi söylediğimde hediyemiz olsun denmeseydi. Bu tutarsız durum ortaya çıkmazdı en azından. İster istemez artık bu deneyimden sonra babil.com'dan yüklü miktarda alışveriş yapamayacağım. Artık ufak alışverişlerle devam ederim diye düşünüyorum. Sizlerin bu tarz sıkıntılar yaşadığınız bir kitap satış sitesi var mı? Merak ediyor, yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler :)

Düğününüzü dugunyardimcisi.com ile Planlayın

Kim düğününü en ince ayrıntısına varana dek kendi zevkine göre yapmak istemez ki... dugunyardimcisi.com bu konuda verdiği fikirlerle sizi bu hayalinize adım adım yaklaştırıyor.

Söz, nişan, düğün organizasyonları hemen herkes için ince elenip sık dokunan organizasyonlardır. Herkes bir ömür mutlu olma hayaliyle çıktığı bu yolda diğerlerinden farklı olmak ve hayatının en önemli gün ya da gecelerini en güzel şekilde planlamak ister. Gelinler, damatlara göre daha bir önem verirler detaylara, tek tek her şeyle ilgilenirler. Düğün Yardımcısı da bu detayları en iyi şekilde hazırlamak isteyen gelin ve damatlara bir nevi düğün rehberi sunuyor.


Gelin ve Damatlar için Düğün Hazırlıkları Detayları

Söz veya nişanda takılacak olan alyanslar, birlikteliğe atılan ilk adım sayılır. Geçmişte tek tip olan alyansların günümüzdeki çeşitliliğine yetişmek çok zor. Her zamanki sade modellerin yanında desenli, taşlı ve hatta renkli alyanslara ulaşmak mümkün. Düğün Yardımcısı başta alyans olmak üzere gelin saçı, gelin aksesuarları, gelin ayakkabısı ve çiçeği, bir gelenek haline gelmiş gelin hamamı, gelin makyajı, kına gecesi, gelinlik modelleri gibi onlarca kategoride içeriğiyle gelinlerin işlerini fazlasıyla kolaylaştırıyor.

Damatlar içinse bekarlığa veda, damatlık modelleri ve damat ayakkabısı, damat aksesuarları, damat tıraşı, damat hamamı gibi içerikler bulmak mümkün. Evlilik aşamasının ilk basamağı olan evlilik teklifi önerileri ve her çifti mutlu edebilecek balayı önerileri de ilgi çekecek kategoriler arasında yer alıyor.

Düğün Planlama ve Düğün Müzikleri

Söz, nişan bitti. Sıra geldi düğünü planlamaya. Maddi imkanlar dahilinde en güzel düğünü yapmak istiyorsunuz ama nereden başlamanın doğru olacağından, hazırlıkların yetişip yetişmeyeceğinden emin değilsiniz. Bunun için bir rehbere ihtiyacınız var. İşte bu noktada evlilik planlamasına yardımcı olacak, her alanda yükünüzü hafifletecek Düğün Yardımcısı tüm aşamalarda sizin yanınızda yer alıyor.

Nikah, salon ya da kır düğünü ile ilgili yazılar hayalinizi gerçekleştirebilmeniz için yol gösterici olmanın yanında verilen pratik bilgiler zamanınızı daha verimli kullanmanızı sağlayacak. Sevdiklerinizi düğüne davet etmek için seçilecek çeşitli davetiye önerileri, düğün pastası ile ilgili önemli detaylar, her zevke uygun nikah şekeri seçenekleri, en mutlu gününüzü ölümsüzleştirecek fotoğraflar için fotoğraf çekimiyle ilgili olmazsa olmazlar vb. konularda işinizi kolaylaştıracak ve düğün gününüzü size özel kılacak tüm içerikleri Düğün Yardımcısı sizler için hazırlamış.

Düğünde çalacak müzikler de gelinleri en çok düşündüren konulardan biri. Herkesin düğünde kullandığı şarkılardan farklı şarkı arayışına girmek hiç de şaşılacak bir şey değil. Kına veya düğün gününü kişiye özel hale getirmek için ilk dans müzikleri ve kına müzikleri önerilerine de bakmakta fayda var.

Siz de söz, nişan, kına ve düğününüzün imrenilecek kadar güzel olmasını istiyorsanız hayallerinizdeki düğün fikirlerini, dugunyardimcisi.com önerileriyle harmanlayarak en mutlu gününüzü size özel hale getirebilirsiniz.

Kül ve Ateş - Katy Regnery / Kitap Yorumu


Kül ve Ateş okumak için sabırsızlandığım kitaplardan biriydi. Bu yüzden hiç zamanım olmamasına rağmen okudum ancak tam olarak beklediğim gibi değildi. Gerçi benim beklentimin büyüklüğüyle de alakalı bir durum bu. Tersyüz'deki çarpıcı etkiyi bekliyordum ama bu roman onun bir tık altında kaldı malesef :( Hani böyle bir kitabın konusunu okuduğunuzda bu beni etkileyecek bir kitap dersiniz ya işte ben Kül ve Ateş için böyle düşünmüştüm ve beklediğim o büyük etkiyi göremedim ama bu kitap güzel değil demek olmuyor tabii ki. Konusu şahaneydi.

Savannah, romanımızın kadın başkarakteri. Aşık olduğunu düşündüğü Patrick tarafından kandırıldığını öğrendiğinde her şey için çok geçtir. Patrick, gazeteci sevgilisi Savannah'yı babasının ve kendisinin işleri için kullanmıştır ve bu durumu halkı yanıltmak için kullanmıştır. Bunun sonucunda Savannah, doğruları yansıtmayan makalesi yüzünden işinden kovulur. Böylece NewYork'tan Danvers'a ailesinin yanına geri döner. Asher, ordudayken yasadığı bir patlama sonrası gazi olmuştur. Sağ elini, sağ kulağını, burnunun bir kısmını kaybetmiş ve yüzünün sağ tarafından yara almıştır. Kasabasının tepkisinden sonra ise yaşamına evinde devam etmiştir. Durumundan da memnundur. Ta ki Savannah onunla ilgili bir makale yazmak için elinde çikolatalı kek ile kapısını çalana dek. Bu noktadan sonra Savannah ve Asher için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Kitapta dikkatimi dağıtacak cok fazla yanlışlık vardı. Son okuma yapılmamış diye düşündüm açıkçası. Bazı noktalama işaretlerinin eksikliği cümleyi olurken yanlış anlamalara sebep oluyordu. Normalde birkaç hatayı umursamıyorum ama biraz fazlaydı malesef. Bu da illa ki okuma keyfini, akıcılığı falan etkiliyor. Onun dışında kapak ilgi çekiciydi. Renk uyumuna bayıldım. Artılarıyla eksileriyle son zamanlarda okuduğum birçok romandan iyiydi. Benim için olumsuz olan kısım beklentimin altında kalmasıydı ki belirttiğim gibi beklentimin büyüklüğüyle alakalıydı bu durum. Bir kitaba büyük beklentiyle başlamamam gerektiğini hala öğrenemediğim için sık sık yaşıyorum bu durumu :) Serinin devam kitaplarını da yayınevi yakın zamanda basar umarım. İkincinin daha iyi olacağını düşünüyorum nedense.

Bir zamanlar her yazımın sonuna o günkü psikolojime uygun bir şarkı videosu eklerdim. Uzun zamandır yapmıyordum ama bu yazı da yapacağım :) Biraz duygulanmak iyidir. Hoşça kalın.



Kelebek - Henri Charriere / Kitap Yorumu


Oldukça sağlam bir kitabın yorumuyla geldim bugün. İlk baskısı 1968 yılında yapılan orijinal adı Papillon olan Kelebek, yazarın başından geçen olayları anlatıyor. Otobiyografik bir roman demek yanlış olmaz. Başlarda çok az sıkılmanıza neden olabilir ama kesinlikle bırakmayın. Çünkü ilerleyen sayfalarda elden bırakılmıyor. Kısaca konudan bahsedeyim.

Fransalı, Kelebek lakaplı Henri Charriere, işlemediği bir suç sebebiyle müebbet kürek cezasına çarptırılır. Gençliğinin baharında olan Henri, durumu düzeltemeyeceğinin farkındadır ve o andan itibaren kaçma planları yapmaya başlar. Cezasını çekmesi için Fransız Guyan'ına getirilir. Diğer mahkumlarla tanışırken bile kimlerin kaçmaya gönüllü olacağını düşünen birinden bahsediyoruz burada. Kaç kere kaçtığını da kitap boyunca sayamayacaksınız. O kadar fazla yani. Tam 9 kez kaçmayı deniyor :)

Bu kitabı okurken Kelebek'in her kaçışında bir ders almalı bence okuyucu. Yani pes etmek gibi bir şey yok. Başarısız olsa bile denemeye devam ediyor. Yıllarca süren hücre cezaları bile onu pes ettiremiyor. Kaçışlarının ilki fazlasıyla ilgi çekici. 2 arkadaşıyla okyanusa açılıyorlar ve karaya ayak basmayı da başarıyorlar. Bir kızılderili köyüne sığınan Kelebek, bence en büyük hatasını intikam duyguları sebebiyle oradan ayrılmakla yapıyor. O köyde yaşadığı hayat dünyadan soyutlanmış bir hayat. İki kız kardeş ile evli ve kız kardeşler hamile. İşin ahlak boyutuna girmiyorum. Köyde inci çıkarılıyor ve hatta köyden ayrılırken fazla sayıda inciyle ayrılıyor. Bu inciler dahil eline ne geçerse kaçmak için kullanmaktan çekinmiyor. Gardiyanlara, müdürlere, istediklerini alması için birilerine sürekli para veriyor. Bir şekilde de para buluyor. O para hiç bitmiyor. Çünkü para yoksa kaçmak imkansız.

Bazı kaçışları adadan ayrılamadan başarısız oluyor, bazıları da ayrılmanın eşiğindeyken başarısızlığa uğruyor. Bazen ihbar ediliyor ve kaçma girişimi son anda engelleniyor. Ama işin en ilginç yanı da çevresindekiler hep destek veriyor ve seviyor Kelebek'i. Bu arada Kelebek lakabı göğsündeki kelebek dövmesinden geliyor. Roman boyunca yazarın şahit olup anlattığı bazı olaylar kanınızın donmasına neden olabilir. Çünkü kürek cezası almış kişilere değer verilmiyormuş. Davranışlar da ona göre oluyormuş. Misal Kelebek'in gönderildiği bir adada ölen mahkumların cesedi okyanusa atılıyor ve köpekbalıkları bu cesetleri parçalıyor. İnsanlık dramı resmen.

Sanırım romanın etkisi uzunca bir süre geçmeyecek. Bitireli çok oldu hala etkisinden çıkamadım ve merak içinde devam kitabı olan Banko'yu okumayı bekliyorum. Bu kitabı okuduktan sonra aklımda sorular kaldı. Bir ihtimal bu sorular Banko'da cevaplanabilir. Mutlaka ama mutlaka okuma listenize bu kitabı da alın. Biraz ağır ilerlese de okumak gerektiğini düşünüyorum. Başka yorumlarda görüşmek üzere. Sevgiler.

Babil.com Eylül Alışverişim



Herkese merhaba

Babil'den ilk alışverişimi yaptım ve öyle memnun kaldım ki bir gün sonra tekrar minik bir sipariş verdim. İlk siparişi pazar gece 1 sularında verdim ve salı sabahı kitaplar elimdeydi. Kitaplaşma Günü yazımı hatırlarsınız o yazıdaki kitapları da Babil'den almıştık ama kitaplaşma günü kitaplarını gün sahibine sürpriz olması için sipariş veren gönüllü bir arkadaşımız olması sebebiyle bu benim ilk alışverişim oldu. Şimdilik iki alışverişten de memnun kaldım. İkinci siparişim de aynı hızla kargoya verildi ve bana ulaştı.

Şimdi neler aldığıma bakalım mı? :)

İlahi Komedya, alışverişi yapma sebebim oluyor. Çünkü Kitap Ağacı Bursa olarak İlahi Komedya'yı toplu okuma kararı aldık ve ben toplu okunan kitapları mümkün olduğunca kaçırmıyorum. Oğlak Yayınları'nın son baskısının çeviri açısından en iyisi olduğu söylendiği için ben tercihimi 3 kitaptan oluşan setten yana kullandım. Şeker Portakalı, yıllardır almak isteyip bir türlü fırsat bulamadığım kitaptı. Güzel indirimi olduğu için onu da sepete ekleyiverdim. Araba Sevdası, blogger kulübü vasıtasıyla tanıtım için isteğim üzerine sepetime eklendi. Lise yıllarımda bir kez okumuş, beğenmiştim. Bu kez istediğim kitabın özelliği ise orijinal metin olması. Eğer okuma yaparken beni fazla zorlamazsa aynı yayınevinden çıkan diğer klasikleri de almayı düşünüyorum. Son olarak Arka Kapak'ı aldım. Çok dergi insanı değilim ama herkes akın akın Arka Kapak okurken kendimi daha fazla tutamadım. Deneme yapmak için aldım.

Sonraki siparişimde aldığım kitaplar Güneşi Uyandıralım ve Delifişek seriyi tamamlamak amacıyla aldığım kitaplardı. Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum ise instagram çekilişinde kazanan arkadaşın seçtiği kitaptı. Umuyorum ki kendisine hafta sonuna kadar varmış olacak. Kitaplarımı en kısa sürede okumak için sabırsızlanıyorum. Babil'e de hızlı gönderimi için teşekkür ediyorum. Kitap yorumlarım ve alışveriş yazılarım devam edecek. Beni instagramdan (@kitaplarinincisi) takip etmeyi unutmayın. Sevgiler :*

Kuzey Masalı - Zeliha Eren / Kitap Yorumu (BİS #1)


Herkese merhaba

Maşallah diyeyim bu ara hem okuyor hem yazıyorum. Umarım bu çizgide ilerlemeye devam ederim :) Blog yazarlarının ortak derdidir yazılacak yazıların yığılması. Yığılma olunca da bazıları aksar zaten. Fazla uzatmadan hemen kitap yorumuma geçiyorum.

Kuzey Masalı, yazarın ilk kitabı ve aynı zamanda serinin ilk kitabı. Birbirinin devamı kitaplar değiller. Her kitapta başka bir çifti okuyoruz. Kuzey Masalı, Kuzey ve Masal'ı anlatıyor. Kısaca karakterlerden bahsetmek istiyorum. Masal, rengarenk giyinmeyi seven, azıcık sakar, Amerika'da Bilgisayar Bilimleri üzerine doktora yapmakta olan bir kız. IQ'su 180 olup renk skalası ve değişik meyveler alanında da uzman. Okuyanlar ne demek istediğimi hemen anlamıştır :D Kuzey, ailesini çocukken kaybetmiş, aile dostlarından birinin gözetiminde büyütülmüş ve bir şirket kurmuştur. Aynı zamanda fazlasıyla sert görünümlü bir Bis ajanıdır. Alex, Zack ve daha birçok ajanla birlikte önemli projelerde çalışmaktadır. Kuzey ve Masal bu kadar ayrı işler sürdürürken Türkiye'ye iniş yapmış bir uçakta fazlasıyla komik bir şekilde tanışırlar. Gerçi buna tanışma demek ne kadar doğru olur bilemiyorum.

Kuzey ve Masal, ikinci defa birbirlerinin yoluna çıktığında artık hayat onlara bir arada olmaktan başka şans tanımaz. Masal'ın tehlikede olduğunu öğrenen Bis, onu Kuzey'in korumasına karar verir. O güne kadar rastlanmamış bir şifreleme yöntemi ile açılan bir çanta ele geçirirler ve bu çantada çökertilmeye çalışılan örgütle ilgili çok önemli bilgiler olduğunu öğrenirler. Şifre çözülene kadar öyle olaylar oluyor ki okuyacak olanlara sürpriz olsun. Az çok konunun anlaşıldığını düşünüyorum.

Romanda bolca tesadüfe şahit olacaksınız ve bol bol eğleneceksiniz. Benim açımdan kitabın olumsuz tek yönü hikayenin gereğinden fazla uzatılmasıydı. Daha kısa olsa bence dört dörtlük bir kitap olurdu. Hem romantik hem eğlenceli kitaplar ilginizi çekiyorsa bu seriye bir göz atabilirsiniz. Kuzey ve Masal'ın hikayesi sizi kendisine çekecek zaten :D Sırada serinin 2. kitabı Mekanik Aşk var. Önümüzdeki hafta okuyup yorumunu yazmayı düşünüyorum. Şimdilik hoşçakalın :*

Okuoku.com Eylül Alışverişim


Herkese merhaba

Aslında eylül ayında kitap alışverişi yapmayacaktım ama okuoku.com öyle bir kampanya yaptı ki dayanamadım. Ağustos sonu siteyi yeniledi okuoku, bir süre herkese kapatıldı. Bu süreç sonunda güzel indirimlerin geleceğini herkes biliyordu ve site yeniden açılınca aşırı yüklenme oldu. Ama indirimleri görünce hak verdim. Yabancı, Artemis, Müptela, Ephesus Yayınları ve daha birçok yayınevinin kitapları 9.90 tl'den satışa sunuldu. Ek olarak Aspendos Yayınları, Martı Yayınları kitaplarına da aşırı uygun fiyata sahip olma fırsatı sunulmuştu. E hemen herkes değerlendirdi tabii ki.

Benim bu ayki alışverişim 6 kitaptan oluşuyordu. 1 tane de açılış sonrası herkese hediye gönderdiler. Seyyah, benim kolimden çıkan hediye kitaptı. Neler almışım kısaca bahsedeyim o zaman. Yabancı Yayınları'ndan sepetime eklenen 4 kitap vardı. Lola ve Komşu Çocuk'u okuyup beğenmiştim. Farklı bir hikayesi vardı Lola ve Cricket'ın. Haliyle serinin 3. kitabı da indirimde olunca dayanamadım, aldım. Bakalım Isla ve Mutlu Son'da da aynı duyguyu hissedebilecek miyim? Bu arada yayınevi serinin ilk kitabını da basacakmış. İlk kitabı yıllar önce Arunas Yayıncılık basmış ancak dediğim gibi Yabancı bu seriyi tamamlayacakmış. İkinci olarak seçtiğim kitap Güz Fırtınası idi. Rita Hunter'ı ilk defa okuyacağım ve yorumlara bakılırsa beğeneceğim bir roman olacak.

Tatlı Ateş, sanırım bu alışverişte aldıklarım içinde okuyacağım ilk kitap olacak. Malum Travis ile başlayan bir "Maddox Kardeşler" efsanesi var ve bu kitapta ikizlerden Taylor'ı okuyacağız. İkizler açıkçası en merak ettiklerimdi. Umarım Taylor'ın hikayesi beni hayal kırıklığına uğratmaz. Geçmişin Kırıkları, son çıkan romanlardan biri. Arka kapak yazısı hoşuma gittiği için aldım. Biraz hüzünlü bir roman gibi geldi bana ama bakalım :) Canan Düzgan'ın okumadığım tek kitabı İlham Perisi'ydi. İndirimde görünce okumak gerek deyip aldım. Hayal kırıklığına uğrayacağımı sanmıyorum. Genelde seviyorum çünkü yazarın romanlarını. Zincirlenmiş Kalpler, konusu itibariyle ilgimi çekti. Beğenirsem serinin 2. kitabını da alacağım.

Aldığım tüm kitapların tanesi 9.90 tl idi. Hala almak isteyenler varsa indirim devam ediyor. 75 tl ve üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödenmiyor. Bu ay her yerde indirim var ama ben kendimi tutmayı başarmak istiyorum. O yüzden kitaplara gömülüp bol bol okuyacağım. Beni instagramda @kitaplarinincisi hesabımdan takip edebilirsiniz. Sevgiler :*

Maddox Kardeşler Serisi yorumları:

Tatlı Sır
Tatlı Yalan
Tatlı Ateş yorumu en kısa sürede gelecek :D

NOT: Okuoku sipariş yoğunluğu nedeniyle kitaplarımı 6 gün sonra kargoya vermiş olsa da Aras Kargo tam olarak 10 günde ulaştırdı. 5 gün bayram tatili vardı. Kalan 4-5 günde kolim nasıl gelemedi bilemiyorum. Bununla ilgili Aras Kargo'ya şikayet maili göndereceğim. Normalde 1 günde gelen koli 10 gün orda burda atıldı resmen. Aras'tan bu kez hiç memnun kalmadım. Bunu da belirteyim. Okuoku'dan alışveriş yaparsanız UPS'i seçin. UPS bayram öncesi ulaştırmıştı çünkü kolileri. Bana daha dün geldi. Aradaki uçurumla ilgili daha fazla yorum yapmayacağım. Bu da bir bilgilendirme olsun :)

Ağustos Ayında Neler Okudum?

Herkese merhaba

Zamanında yayınlamayı unuttuğum bir yazıyla karşınızdayım :D Ay biteli 20 gün olsa da yazıyı yayınlama kararı aldım. Ağustos ayı benim için güzel geçti. Tam 13 kitap okudum. İstisnalar dışında çok severek okudum bu ay kitapları. Neler okumuşum, kısaca bahsedeyim.


Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, Tuti Kitap'tan çıkan bir kitap. Yazarı Sinan Candan. Kısa bölümler halinde yazılmış ve inanılmaz derecede düşünmeye itiyor okuyucuyu. Evrim teorisinden tutun doğadaki fraktallara kadar birçok şey hakkında bilginiz zirveye çıkıyor. Hiç sıkılmadan okunuyor. Belki okuma süreniz benimki gibi birazcık uzayabilir ama mutlaka bitirirsiniz ve iyi ki bu kitaba denk gelmişim dersiniz.


Sınırları Zorlamak'ı, bir kitapçıdan geçen yıl 5 tl gibi bir fiyata almıştım ve açıkçası büyük bir beklentim yoktu. Tatil için yanıma aldığım kitaplardan biriydi. Başladıktan sonra tatil falan demeden 1 günde bitirdim :) Bir serinin ilk kitabı olduğunu sonradan fark ettim, şimdi ikinci kitabı da alıp okumak lazım. Yazarın dilini kesinlikle sevdim.


Geceye Fısıldanan Dilekler'de yine bir serinin ilk kitabı. Seri birbirinden bağımsız 3 kitaptan oluşuyor ve bu ilk kitap ancak ben en son bunu okudum. Daha önce yazılarımdan birini okuduysanız serileri karışık okumayı sevdiğimi biliyor olmalısınız. Biraz ters miyim neyim :D Serinin favorim olan kitabı Bir Dilek Kadar Yakın kadar bayılmasam da keyifli bir hikayeydi. 


Zamansız, Burcu Demet imzalı bir kitap. Kendisini severek okuduğumu da eklemek gerek ama bu romanda yazar bir hayli çıtayı yükseltmiş. Önceki romanlarını da okuyup beğenmiştim ama buna bayıldım ve devamını inanılmaz derecede merak ediyorum. Umarım fazla beklemeyiz.


Şimdi Benimsin, fazlasıyla etkileyici bir kitaptı. Okurken zaman zaman aşırı sinirlendim. Yine de tecavüz konusu işleyen kitaplar içinde en beğendiğim oldu diyebilirim. Malum okuduğumuz bu tarz kitaplarda kız ilk fırsatta ona tecavüz eden yaratığı affeder. İşte bu kitabın farkı da burada başlıyor. Yazarı konuyu işleyiş bakımından tebrik etmek istiyorum. Belki hikayenin tamamı gerçekçi değildi ama ciddi anlamda gerçekçi ögeler vardı. 


Hesaplaşma hakkında detay vermeyeceğim. Çünkü yorumu blogta yazdım. Ancak şunu söyleyebilirim. Tutku Oyunları serisinin açık ara en iyi kitabıydı. Yorum için TIK.


Teklif, yazara ikinci kez şans verdiğim kitaptı. Aynı yazarın Çirkin isimli kitabını okumaya başlamış ve resmen kendimi zorlayarak bitirmiştim. Tek kitaba bakarak bir yargıya varmayayım diye Teklif'e başladım ama malesef bu da berbattı. Bir daha okumam :)


Çok severek okuduğum bir kitaptı Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum. Detaylı yorumu blogta var. Yorumuma göz atmak isterseniz TIK.


Beni Affet Leonard Peacock, tek kelime ile ifade etmem gerekirse muhteşemdi. 17 yaşındaki bir çocuğun hayata bakışını okuyoruz. Gerçekçi olmasının yanı sıra asla sıkılmadan okuyorsunuz. Yani bu bir ergen kitabı değil. O kategorinin yanından bile geçmiyor. Mutlaka okuma listelerinize ekleyin. Kesinlikle pişman olmazsınız. Matthew Quick yazdıysa alın ve okuyun yani net. Kitap yorumu için TIK.


İhtiyaç, perileri anlatıyor dedik, daha neler neler çıktı. Kötü perilerden kendini kurtarmaya çalışan kızımızın hikayesini detaylı olarak yazdım. Okumak isteyenleri buraya alayım :)


Muzlu Pastam, okuduğuma pişman olduğum kitaplardan biriydi. Bitsin diye çok zorladım kendimi. Beğenmediğim için de detaylı yorum yazmak istemiyorum. Sonuçta herkesin tarzı farklı. Bana hitap etmiyor diye bu kitap kötü demek doğru olmaz. Sevenleri de çok bildiğim kadarıyla ama malesef ben sevemedim.


Düşlerin Terzisi'ni ne büyük beklentiyle aldım. Okuyacağım diye büyük heyecan vardı içimde. Malesef bu kitapta da umduğumu bulamadım. Filmini de izlemeyi düşünüyorum. Umarım filmini severim.


Son olarak şiirsiz olmaz. Uzun yıllardır şiiri ihmal ettiğimi fark edince hemen Sevda Sözleri'ne başladım. Aslında her gün en az bir şiir diyordum ama kitap çabucak bitti :D Artık önümüzdeki şiirlere bakacağız.

Benim geçen ay okuduklarım bunlardı. Siz kaç kitapla ağustos ayını yolcu ettiniz? Çok merak ediyorum. Mutlu haftalar :*

Instagram hesabımı takip etmeyi unutmuyorsunuz değil mi?

Ağustos Ayı Kitap Alışverişleri


Herkese merhaba

Bu ay sanırım kitap alışverişinde tüm limitleri aştım ve aşmaya devam ediyorum. O kadar güzel kampanyalar oluyor ki dayanamıyorum. Sürekli kitap alıyorum ve artık kitaplarımı eve sığdıramaz oldum :D Tüm alışverişleri tek tek yazmak istiyordum aslında ama yetiştiremiyorum o yüzden toplu yazmak istedim.

İlk olarak D&R mağazalarındaki 9.90 tl kampanyasından aldıklarımdan bahsedeyim. Hiçliğin Kıyısında'yı okumuş ve blogta yorumlamıştım. Ne kadar severek okuduğumu da o yazımı okumuş olanlar bilir. Serinin ikinci kitabı sadece ciltli basıldı. O yüzden bendeki de ciltliydi ama ilk kitap karton kapak olduğu için seri aynı olsun istedim ve bu kitabın ciltlisini aldım. Elimdeki karton kapaklı kitap takasa koyuldu. Takastaki kitaplarım için Ukitap profilime bakabilirsiniz. Ve tabii ki Schindler'in Listesi'ni almasam olmazdı. Fazlasıyla merak ettiğim bir romandı kendisi. İlk fırsatta okunacak :)


Bu ayki ikinci alışverişim okuoku.com'dandı. Oku Oku'yu birçok sebepten tercih ediyorum ama favori alışveriş sebebim her ay farklı kitaplarda yaptığı 9.90 tl indirimi :) Ağustos ayı için de merak ettiğim birçok kitapta indirim yapmışlar. Benim tercihim Muzla Pastam, Ev Kızı Evren ve Buzkent'in En Soğuk Kızı oldu. Minnoş ayraçlar ve kahve de ekstra güzeller değil mi? Bir kitap satış sitesinden insan daha ne bekler?


Carrefour Avm'nin market bölümünde daha önce okuduğum ve sevdiğim bir yazarın bende olmayan bir kitabını 7.90'a görünce dayanamadım ve aldım ama kendimi tebrik etmem lazım onca indirimden tek kitap aldım.

Yine bir D&R alışverişi :D Mağazada birçok kitap yarı fiyatına ve hatta bazı kitaplar daha uygun fiyatlara satılıyordu. Şifacı hakkında pek olumlu yorumlar duymadım ama yine de meraktan aldım. Okuyup kendim karar veririm dedim. 4N1K, konusunda biraz tereddütlüydüm. Sanki yaşım itibarıyla benim ilgimi çekmeyecek bir kitap gibi duruyor ama yine meraktan işte dayanamayıp aldım.


Kitapyurdu alışverişimi de geçmeyeyim. Minik bir alışveriş yaptım. Kitap Ağacı'nın ağustos ayı kitabı Haruki Murakami'nin Sputnik Sevgilim'di. Onu alıp o okumaya katılacaktım ancak başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim, hala başlayamadım. Sputnik Sevgilim'e ek olarak yanında çok severek okuduğum Tarryn Fisher'ın son kitabı S*ktir Et Aşkı'nı aldım.


Yine minik bir sahaf alışverişim oldu. Üst görselde gördüğünüz 4 kitabı 20 tl'ye aldım ve evet hepsi orijinal kitaplar. Sadece birinin kapağı biraz hasarlı. Onun dışında güzel bir alışveriş oldu benim için. Marc Levy okumayı da çok seviyorum, o yüzden görünce dayanamıyorum.


Ağustos ayının son siparişi olduğunu umduğum siparişe geldi sıra. Trendyol'u bilmeyen yoktur sanırım. Çeşitli markaların ürünlerini belli bir süre aralığında satışa sunuyor ve fiyatlar genelde çok uygun oluyor. Geçen haftalarda kitap için bir butik açmıştı ve 9.90 tl - 10.90 tl'ye mükemmel kitaplar alınabiliyordu. Tabii ki ona da dayanamadım. Uzun zamandır okuma listemde olan Çocukların Kitabı, Fedailerin Kalesi Alamut, Göremediğimiz Tüm Işıklar ile Kan ve Aşk'ı aldım. Kan ve Aşk dışında hemen hemen sorunsuz bir alışverişti. Kan ve Aşk'ın sayfalarının bir kısmı yırtıktı. Trendyol değişim yapmadığı için bu konuyu yayıneviyle görüştüm. Bana yeni bir kitap gönderdiler ve inanın bendekinden berbattı. İki sayfa dolu iki sayfa boş şeklinde bir kitap geldi hala şoktan çıkamadım. Benim elimdeki yırtık pırtık idare eder dedim artık ne yapayım :D

İşte benim ağustos alışverişlerim bunlardı. 18 adet kitap almışım. Ve tabii ki aylarca kitap almamam lazım çünkü okunacak kitaplar 3 raftan fazla yer tutuyor ki raflara ikişer sıra kitap diziyorum. Sayıyı tahmin edebilirsiniz sanırım. Aylarca yetecek kitap var şu an ve dün akşam dayanamayıp bir alışveriş daha yapmış olabilirim :D Umarım aralık ayına kadar kendimi tutarım. Mutlu kalın. 

İhtiyaç - Carrie Jones / Kitap Yorumu (İhtiyaç #1)


Herkese merhaba

Bu yazım fantastik kitapları sevenlere gelsin. Şahsen ben kitap okurken fantastik türde bir kitap okuyacaksam daha büyük bir heyecanla alıyorum elime kitabı. Çünkü biliyorum ki yazar beni hayalden hayale sürükleyecek. Okurken kafanızda canlandırmaya çalıştığınızda bu fantastik kitaplarda çok ilginç şeyler çıkıyor ortaya ve bu benim hoşuma gidiyor. 

İhtiyaç, bir serinin ilk kitabı. 2008 yılında yayınlanmış ama bizim ülkemizde bu yıl ve hatta bu ay Go Kitap tarafından basıldı. Evet, hani şu mıknatıslı kapakları olan yayınevi :) Herkes bayılıyor bu kapaklara. Kitabın konusundan biraz bahsetmek gerekirse öz babası gibi gördüğü üvey babasını kaybetmiş olan Zara White, annesi tarafından kendisini toparlaması için büyükannesinin yanına gönderilir. Ancak Zara sürekli bir adam görmektedir ve onu takip ettiğini düşünmektedir. Yeni okuluna başladığında ilk görüşte etkilendiği Nick, kısa sürede kaynaştığı Issıe ve Devyn ile beraber bu tuhaflıkların ortasında durduğunu keşfeder. Bir peri olan bu takipçi sürekli Zara'nın karşısına çıkar ve açıktan açığa onunla birlikte gitmesini ister. İnterneti kullanarak periler hakkında bilgi edinen bu 4 arkadaş perilerin hiç de masallarda anlatıldığı gibi şirin ve tehlikesiz olmadığını keşfeder. Bu dörtlü edindikleri bilgilerle ne yapacaklarını bilemezken hiç tahmin edemeyecekleri kişilerin doğaüstü varlıklar olduğunu öğrenir ve Zara'yı gizemli takipçiden kurtarmak için işbirliği yaparlar.

Şimdi olayı açıklamadan ancak bu kadar anlatabildim ama kitapta bolca peri, kaplan, ayı, kurt, çakal vb. şekil değiştiren doğaüstü varlıklara rastlamak mümkün. Başlarda hiç tahmin edemeyeceğiniz karakterler sonlarda değişik şekillerde çıkabiliyor karşınıza. Kitap öyle bir yerde kaldı ki Zara'nın babasını öğrendik, annesiyle ilgili bazı bilgiler öğrendik, büyükanne için ne desem bilemiyorum, çılgın babaanne resmen :) ve Nick favorimdi kendisi bu kitapta. Bakalım devam kitabında kimi nasıl okuyacağız ve ilk kitapta çözümsüz kalan şeyler çözülebilecek mi? Şimdilik benden bu kadar. Hoşça kalın.

Koredeki Çatı Katımdan Sesleniyorum - Didem Duygu Demir / Kitap Yorumu


Çok severek okuduğum bir kitap yorumuyla geldim yine :) Kitabı ilk gördüğümde fazlasıyla ilgimi çekmişti ve fırsat varken okumak istedim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Kore dizileri izleyen kesimden değilim. Fan yorumu gibi kabul etmeyin bunu. Kitabın o tatlı pembe rengine dayanamayan kesimden olabilirim ama :D Şaka bir yana yazarın namını çok öncelerden duymuştum. Kitap çıkınca da merak ettim. İşin aslı bu :D

Kitabı okuyacak olanlar için şunu söyleyebilirim. Öncelikle kurgu değil. Tamamen yazarın hayatının bir kesitini okuyoruz ve her kitapta olduğu gibi bu da en heyecanlı yerinde bitti. Neyse ki devamı gelecekmiş. Umarım yayınevi bizi çok bekletmez. Şahsen ben ikinci kitabı da kesinlikle okumayı düşünüyorum. Yazarın anlatım tarzını sevdiğimi söyleyebilirim. İçinden geldiği gibi yazmış ve kendi yaşadıklarından yola çıkarak okuyucuya da umudu kesmeyin mesajı veriyor.

Bu uzun bir zaman önce yazılmaya başlanmış sanırım. Fanları öyle çok ki. Ama ne zaman başladı nerede yayınlandı gibi şeyler hakkında bilgim yok. O yüzden bu konuda bir şey yazamayacağım. Kitabı kısaca şöyle anlatabilirim. Yazarın adı Didem Duygu. Kendinden bahsederek başlıyor. Tecrübeleriyle harmanlayarak kendine bazı kurallar oluşturmuş. Bu kuralları da kitapta okumanız mümkün. Atasözlerine olan hassasiyetine bayıldım çünkü bu konuda ben de dikkatliyimdir, elimden geldiğince atasözü kullanırım. Bir yerlerde bir atasözü duyduysam ve ne olduğunu bilmiyorsam mutlaka araştırırım. Bu konuda içim ısınıverdi yazara. Bunun dışında yazar üniversite yıllarında başından geçen olumsuz sonuçlanmış ilişkisinden başlıyor anlatmaya. Yine bir Koreli ile birlikteymiş ancak ayrı ülkelerden yürütülmeye çalışılan bir ilişki haliyle bir yerde kopmuş. Daha sonra bunalımlı dönemlerini ve aile hayatını birazcık anlatmış. Daha sonra hala sevgilisi olan Koreli DongHo ile tanışma ve beraberliklerine başlama kısmı var ki bu en güzel kısmı kitabın. Son olarak da ülkemize değişim öğrencisi olarak gelen DongHo'nun ülkesine dönüşüyle bitiyor kitap. Oysa ki bu ikilinin hikayesi bundan sonra başlayacak. Bunun için 2. kitabı beklemek zorundayız ama merak edenler yazarın instagram hesabından kendisini takip edebilir. Kullanıcı adı @duygu_dd

Son olarak kapakla ilgili yorum yapmak istiyorum. O nasıl tatlı bir pembe insanın içi rahatlıyor baktıkça. Ciltli olarak basılmış olan Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum'un kapak görselinde yer alan kişiler tahmin edebileceğiniz gibi yazar ve sevgilisi. Umarız bir ömür mutlu olurlar. Herkese sevgiler :)

Beni Affet Leonard Peacock - Matthew Quick / Kitap Yorumu


Beni Affet Leonard Peacock, gördüğüm ilk anda daha ilgimi çekmeyi başarmıştı. Alıp okumam biraz zamanımı aldı ama kesinlikle iyi ki okumuşum. Çok farklı bir romandı.

Yazarın okuduğum ikinci romanı ve fark ettim ki yazar vurucu romanlar yazmaktan hoşlanıyor. İlla ki sarsıyor okuyucuyu. On sekizinci doğum gününe uyanan Leonard'ın aklında şekillendirdiği planlar çılgınlığın doruklarındadır. Eski en iyi arkadaşı Asher'ı dedesinden kalma P38 silahıyla vuracak ve sonra intihar edecektir. Bu cinayet-intiharı en ince ayrıntısına kadar planlar. Ve 4 arkadaşına hazırladığı hediyeleri paketler. Çaldığı kemanı dinlemekten büyük mutluluk duyduğu çocuk, bir zamanlar birlikte olmayı umduğu kız, yaşlı komşusu ve en sevdiği öğretmenine hediyelerini verecek ve planını uygulayacaktır. Onu yaşadıkları evde tek başına bırakıp modacı olma uğruna giden annesine de ufak bir sürpriz hazırlar.

Tamamen yalnızlaşmış ve ilgisiz kalmış bu çocuğun hikayesi hiç şüphesiz her okuyucuyu etkileyecek. Kendi içinde çelişmeleri, çevreye bakışı, yaşayıp kimseye anlatamadığı kötü olaylar bir şekilde hepsini üstlenip ölmeye karar veren Leo'nun düşünce tarzında muhtemelen herkes kendinden bir şey bulacak.

Matthew Quick romanlarına bir kere başlarsanız diğerlerini de okumadan duramayacaksınız. Ben yeni kitaplarla tabii ki devam edeceğim. Yazarın gizemli ve insanı heyecandan heyecana salan kalemi ile tanışınca farklı bir şey düşünmek mümkün değil. Hayatınıza dokunacak bir ayrıntıyı yakalamadan kitabın kapağını kapayamayacaksınız. Umut Işığım'ı okuduğumda da çok etkilenmiştim ama bu ondan çok daha üst düzeydeydi. Yazar çıtayı iyice yükseltmiş yani. Umarım bu güzel romanlar katlanarak artmaya devam eder. Yeni kitap yorumlarında görüşmek üzere. Sevgiler :)

Tutku Oyunları Hesaplaşma - Aleatha Romig / Kitap Yorumu(Tutku Oyunları #2)


Herkese merhaba

Hesaplaşma'yı hızlıca okudum ve çok bekletmeden yorumlamak istedim. Öyle böyle değildi. Seri nereden nereye geldi diye düşündüm kitabı bitirince. Anthony, ilk kitapta sinirden sinire sokuyordu bizi. Meğer işin içinde bilmediğimiz neler neler varmış. Şok içinde okudum diyebilirim. Hiç bitmesin istedim ama çabucak bitti ve seri nasıl devam edecek gibi sorularımla bıraktı beni. Diğer kitaplara ne kaldı diye düşünmeden duramıyorum. Sürekli kuruyorum kafamda. Sanki en önemli şeyler bu kitapta açıklanmış gibi geliyor bana. Nasıl devam edecek bilemiyorum. Ve devam kitapları aynı aksiyonla devam eder mi orası da muamma. 

Serinin ilk kitabı dumura uğratmıştı. Takip edenler bilir, o kitabın turunu yapmıştık ve tur ekibiyle yaptığımız whatsapp konuşmaları dün gibi aklımda. Çok eğlenmiş ve sonunda da aşırı üzülmüştük. Tabii Tony'ye bol bol saydırmıştık. Merakla aylarca serinin ikinci kitabını beklemiştik. Öyle büyük bir beklenti oluşmuş ki Yüzleşme biraz sıradan gibi gelmişti bana. Çok durgundu. Bunun nedeni de neymiş. Sevgili Arkadya Bitter 2. kitap yüksek sayfalı olduğu için ikiye bölüp basmış. Serinin bizde çıkan 2 ve 3. kitapları aslında orijinalinde 2. kitap oluyor.

Bu romanda gizemlerin yavaş yavaş çözülmesinin yanı sıra güçlü ve Tony'den korkmayan bir Claire vardı karşımızda. Bağımsızlığından asla ödün vermeyen bir Claire. Çevresindekileri yönlendirebilen ve Tony'de devrim niteliğinde gelişmelere neden olan bir Claire. Söylemeden geçemeyeceğim o Claire muhteşemdi. Claire'i hep böyle görmek istiyoruz. Anthony'nin sırları biraz daha aydınlandı. Yaptıklarının ve yapmaya çalıştıklarının sebeplerini öğrendik. Geçmişiyle ilgili daha fazla bilgi sahibi olduk. Ailesiyle ve daha çok büyükbabasıyla ilgili şok edici şeyler öğrendik. Tony ve Claire ikilisinin ilişkisini biraz daha anlayabildik. Oyun var mı yok mu kim yaptı neden yaptı gibi sorular fazlasıyla azaldı. Birçok şey netliğe kavuştu. 

Bir önceki kitapta şüphelendiğim bir karakter vardı ki bu kitabın bana göre kilit karakteriydi. Şüphelerim doğru çıktı ve şok oldum. Yani nasıl bir intikamsa artık ömür boyu sürmüş. Ne denir bilemedim ama kendisine güvenen ve destek olan onca insana karşı böyle nankörlük yapılır mı yani. Hiç yakıştıramadım. Burada aslında yüzlerce kelime yazarım da spoiler vermemek için direniyorum hala şu satırları yazarken. Okuyacak olanlar için sürprizli bir kitap olsun diye bütün çabam :D

Son olarak kitapta Tony ve Claire gibi sizi de minicik bir sürpriz bekliyor. Bu minik sürprizi devam kitaplarında görmek için sabırsızlanıyorum. Bir de yazar seriyi nasıl devam ettirecek heyecandan öldürmese bari bizi. Arkadya Bitter'de bizi üzmez ve en kısa sürede 3. kitabı çıkarır umarım. Düşün düşün bir yere kadar. Kimbilir daha tahmin edemeyeceğimiz neler olacak sonraki kitapta. Merakla bekliyor olacağım. Okumayı düşünenler de hiç tereddüt etmesin. Çok şahaneydi bu kitap. Serinin önceki kitap yorumlarına yazının sonunda ulaşabilirsiniz. Herkese bol okumalı günler diliyorum :)

1. kitap Tutku Oyunları için TIK.
2. kitap ilk kısım Yüzleşme için TIK.

Kozmium İle Kişisel Bakımınız Güvende

 

Günümüzde yoğun iş yaşamı, zamansızlık ve stres pek çoğumuzun yaşam kalitesini düşürüyor. Bu zamansızlık içerisinde kendimize ayıracağımız küçük zaman dilimleri ise kendimizi daha sağlıklı, mutlu ve huzurlu hissetmemizi sağlıyor. Şartlar her ne olursa olsun özellikle kişisel bakımımıza zaman ayırmak ruh halimizi düzeltiyor ve bedenimizi de daha sağlıklı hissetmemizi sağlıyor. Günümüzde kişisel bakım endüstrisi geliştikçe hangi ürünleri seçmemiz gerektiği konusunda kafa karışıklıkları yaşayabiliyoruz. Kozmium.com internet sitesi ise bizlere en sağlıklı kişisel bakım ürünlerini sunmayı amaçlıyor.

Kozmium.com’da yer alan kişisel bakım ürünleri pek çok başlığa ayrılıyor. Bu ürünlerin içerisinde her ihtiyaca yönelik ürün kolaylıkla bulunabiliyor. Vücut bakımı ürünleri, el-ayak bakımı ürünleri, göz bakımı ürünleri, dudak bakımı ürünleri, tırnak bakımı ürünleri, göğüs bakımı ürünleri ve kaş kirpik bakımı ürünleri uygun fiyatlarla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Dönemsel kampanyalar ise herkesin ihtiyacı olan kişisel bakım ürünlerine bütçesi sarsılmadan ulaşmasını sağlıyor. 


Kozmium.com’da reçeteli ya da reçetesiz hiçbir ilaç ürünü bulunmuyor. Bunun yerine daha çok doğal ürünlerin satışa sunulmasına özen gösteriliyor. Kimyasal ilaç alımını ne kadar azaltırsak sağlığımızı o kadar koruyabileceğimiz göz önünde bulunulursa, Kozmium.com bünyesinde yer alan kişisel bakım ürünlerini kullanarak fiziksel sağlığımıza yatırım yapmamızın önemi de ortaya çıkıyor. Burada yer alan ürünlerle kişisel hijyenimizi sağlayabiliyor, gün içerisinde terleme probleminin önüne geçebiliyor, vücut sütleri ile cildimizi nemlendirebiliyoruz.

Kozmium.com’daki kişisel bakım ürünlerinin içerisinde vücudumuz için koruyucu bakım ürünlerinin yanı sıra güzelliğimize katkı sağlayacak ürün çeşitleri de bulunuyor. Koruyucu ürünlerin içerisinde bulunan sivrisinek kovucu ürünler özellikle açık havada vakit geçirdiğimiz yaz ayları için hayat kurtarıcı nitelikte bulunuyor. Güzelliğe dair kişisel bakım ürünleri ile de göz çevremizdeki kırışıklıkları minimum noktaya getirebiliyor, dudak çatlamaları için önlem alabiliyor ya da kirpik uzatıcı serumlarla maskaralı gibi görünen kirpiklere sahip olabiliyoruz.

Kozmium.com’da kişisel bakımımıza dair ihtiyaç duyduğumuz her ürüne tek tıkla ulaşabiliyoruz. Üstelik sitede Tarım ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış hiçbir ürün satışa sunulmuyor. Koşulsuz müşteri memnuniyeti, uygun fiyatlar ve geniş yelpazeli ürün seçenekleri de bir araya gelince, kişisel bakım ürünleri ihtiyaçlarımızda ilk durağımızın Kozmium.com olmasını sağlıyor.

Zümrüt Şelaleleri - Kimberley Freeman / Kitap Yorumu


Herkese selam

Bayram öncesi Kimberley Freeman'ın yeni kitabının çıktığını duymayan kalmadı sanırım. Hele yazarın takipçileri dört gözle bekledikleri kitaba kavuşmanın sevincini yaşadılar. Tabii ki bu kişilerden biri de benim. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan birinin yeni kitabı çıkarsa o kitap hızlıca okunur ve yorumlanır. Hele de beğenildiyse ki söz konusu Kimberley Freeman'sa beğenilmeme ihtimali olduğunu sanmıyorum. 

Sarah Jio sevenler için Kimberley Freeman romanları vazgeçilmez olur diye düşünüyorum çünkü tarzları aynı ama bana göre Freeman'ın kalemi daha güçlü. Her kitabında gizemi sonuna kadar yaşatmayı başarıyor. Zümrüt Şelaleleri'nde de tarzını bozmamış yazar. Yine 1920'ler ve 2010'lu yıllar arasında gidip geliyoruz. 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde Violet ve Sam arasında yaşanmış bir aşkı okurken bir yandan da 2014'te bu aşıkların mektuplarını bulan ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen Lauren'in gizemi çözme çabalarını okuyoruz. 

Bölümlerin bazısı Lauren'in Zümrüt Şelalelerine gelme nedenlerini ve bulduğu aşk mektuplarının gizemini çözmeye çalışması üzerine kurulmuş. Lauren beni en çok üzen karakter oldu. 30 yaşına kadar yaşayamamış bir kız resmen. Abisinin hastalığı onu da eve kapamış. Abisinin ölümünden sonra abisini anlayabilmek için Zümrüt Şelalelerine yerleşiyor. Bunun nedeni de abisinin ölmeden önce oraya bir tatile gitmesi ve ölene kadar oranın güzelliklerini anlatması. Bir de 1926'dan kalma aşk mektupları var. Otelin restorasyonu sırasında otelle hiç alakası olmayan Lauren'in eline geçiyor mektuplar. Sam ve Violet'ı bulmayı delicesine isteyen Lauren, kendisi de aşka yelken açıyor. Sam ve Violet'ın sırrı da tabii ki ortaya çıkıyor. Sonunu biraz yavan bulmakla beraber genel olarak romanı beğendim.

Yazarın önceki romanlarından ikisini okudum ancak birinin yazısını yazmışım. Kor Adası yorumum için TIK. Bu arada Kır Çiçeği Tepesi'ni okumadan geçmeyin. Çok güzeldi. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ve benim için ayrıdır. Deniz Feneri Koyu kitaplığımda okunmayı bekliyor ama onu da çok seveceğime eminim :)

Son olarak Arkadya'nın her kitabının başında yer alan cümlelere bayılıyorum. Kitabın içinden can alıcı bir cümle alıyorlar ve kitabın kapağını açtığınız gibi bu yazıyı görüyorsunuz. Sizce de bu kitabınki fazla anlamlı değil mi?


Bir de hazır yeri gelmişken instagramdan paylaştığım görseli burda da paylaşayım. Sanırım Arkadya okumayı seviyorum :)


Instagramda kitap paylaşımlarımı @kitaplarinincisi hesabımdan takip edebilirsiniz. Hoşça kalın.